SON DAKİKA

Ersin Umulu, 2026 tiyatro sezonuna ödüller ve dört dev yapımla damga vuruyor

Raif Akyüz’ün haberine göre İBB Şehir Tiyatroları’nın ve bağımsız sahnelerin en üretken isimlerinden yönetmen Ersin Umulu, 2025-2026 tiyatro sezonunu adeta bir “altın çağ”a dönüştürdü.

Bu haber 16 Mart 2026 - 1:20 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Raif Akyüz’ün haberine göre İBB Şehir Tiyatroları’nın ve bağımsız sahnelerin en üretken isimlerinden yönetmen Ersin Umulu, 2025-2026 tiyatro sezonunu adeta bir “altın çağ”a dönüştürdü. Dört farklı yapımla izleyici karşısına çıkan Umulu, aldığı prestijli ödüllerle başarısını tescilledi.

Türk tiyatrosu, son yılların en dinamik ve çok yönlü yönetmen portrelerinden birine tanıklık ediyor. Reji anlayışında geleneksel tiyatro disiplinini modern anlatı diliyle harmanlayan Ersin Umulu, 2025–2026 sezonunda hem kurumsal tiyatrolarda hem de bağımsız sahnelerde sergilediği performansla sanat çevrelerinin odak noktası haline geldi.

Umulu’nun titiz reji çalışması, bu yıl Türkiye’nin en saygın tiyatro ödülleri tarafından defalarca onurlandırıldı. Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri’nde Gidion’un Düğümü adlı eseriyle toplumsal meselelere getirdiği sarsıcı bakış açısı sayesinde “Farkındalık Ödülü”ne layık görülen yönetmen Ersin Umulu, başarı grafiğini her geçen gün yükseltiyor.

Müzikal türündeki yetkinliğini ise Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri’nde kanıtlayan Umulu, “Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar” yapımıyla “En İyi Yönetmen” ödülünü kucakladı. Ayrıca, projeleriyle Afife Tiyatro Ödülleri ve Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri gibi platformlarda da adaylıklar ve özel övgüler alarak sezonun en çok konuşulan ismi oldu.

Ersin Umulu’nun bu sezonki başarısının sırrı, türler arasındaki keskin geçişleri ustalıkla yönetebilmesinde yatıyor. Sahneye koyduğu dört yapım, yönetmenin geniş vizyonunu gözler önüne seriyor.

Şehir Tiyatroları’ndan bağımsız alternatif sahnelere uzanan bu geniş üretim hattı, Ersin Umulu’yu Türk tiyatrosunda kalıcı bir marka haline getiriyor. 2026 tiyatro sezonu, Umulu’nun imzasını taşıyan projelerle sadece bir izleme deneyimi değil, aynı zamanda düşünsel bir keşif alanı sunmaya devam edecek gibi görünüyor.

Oscar (İBB Şehir Tiyatroları): Klasik votvilin en iyi örneklerinden biri olan eser, ustalara saygı duruşu niteliğinde. Feridun Karakaya ile özdeşleşen bu klasiği, oğlu Cem Karakaya ile yeniden hayat veren Umulu, yüksek temposuyla seyirciyi kahkahaya boğuyor.

Maviydi Bisikletim (İBB Şehir Tiyatroları): Nostalji ve duygu yüklü bir atmosferde seyirciyi kişisel tarihlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Gidion’un Düğümü: Eğitim sisteminden ebeveynlik hatalarına kadar pek çok toplumsal yaraya parmak basan yapım, sezonun en düşündürücü oyunları arasında.

Arşimet Prensibi: Bağımsız sahnenin en cesur işlerinden biri. Umulu bu oyunda yönetmen koltuğunda  “linç kültürü” ve “şüphe” kavramlarını sahnede kemikleştiriyor.

Geleneksel sahne etiğini modern anlatım teknikleriyle birleştiren Ersin Umulu, başarısını şu mütevazı sözlerle tanımlıyor; “Ödüller bizim için kıymetli birer teşekkürdür. Ancak benim için asıl başarı, seyircinin oyun bittikten sonra salondan çıkarken kendi hayatına dair yeni ve cesur bir soru sormaya başlamasıdır.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok